13 Mayıs 2012 Pazar










Anadolu’nun orta vilayetlerinden bir köyde yavaş yavaş güneş batmaya hava kararmaya başlar.
Karanlık iyice çöker köyün üzerine.
Evlerden birinde bir kadın ve adam yatma hazırlığı yapmaktadır. Erken yatıp yarın sabaha güneş ışığına erken uyanılacaktır.
Adam üzerini değiştirir yatağına yönelir.
Evin penceresinden; karanlık bahçeye vuran ışıkta ağaçların arasında bir gölge belirir.
Kadın pencereden dışarı bakar ve gülümser.
Kadının sevgilisi bahçededir. . .
Tam sözleştikleri gibi sözleştikleri saatte ve yerde adam onu beklemektedir.
Kadın kocasının uyumasından emin olunca
sessizce yataktan kalkar üstünü giyer …
Ve pencereden aşağıya atlar.Başka bir adam içinkadın kocasını terk eder.
Koşarlar iki sevgili kaçıyorlar.Tarlaları ovaları aşarlar…..
Anadolu’da bir köy nasıl koşmasınlar ki.
Arkalarından onları kovalayacak onca şey vardır. Namus belası Töre cinayetleri yoksulluk cefa korku.
Arkalarında bunlar varken nasıl durabilirler.
Köyden uzaklaştıklarına iyice emin olunca soluklanmak için dururlar.
Kadın duraksamayı fırsat bilip nefes nefese der ki :
‘Evden çıktığımdan beri ayakkabımın içinde bir şey var beni rahatsız ediyor’ çıkartıp bakar ki…..
ayakkabısının içinde bir tomar para!!!!!
Kocası her şeyin farkında.
Biliyor ki gidecek
‘Beni terk edecek ama bunca yıl çorbasını içtim
çamaşırlarımı yıkadı ütüledi. Bana emeği geçti’
YABAN ELDE MUHTAÇ OLMASIN DİYE ! ! !
O Yoksul köylü;
bütün parasını; başka bir adam için kendisini terk eden
karısının giderek kendinden uzaklaşan adımlarını
attığı ayakkabısının içine koydu.
O güzel insanı O onurlu davranışı sergileyen O terk edilen adamı
HEPİNİZ TANIYORSUNUZ …..
Çünkü O;
Bir dizesinde bize yürekten seslendiği gibi
Uzun ince bir yoldaydı ve gidiyordu gündüz gece...

-Aşık Veysel-

8 Mayıs 2012 Salı

ilham aldığım insanlar







ilham aldığım insanlar


Mark Twain, okulunun eğitimini engellemesine izin vermediği İÇİN,
Annem,  beni her zaman en iyisi olduğuma ikna ettiği İÇİN
Burak Büyükdemir, yolu gösterdiği İÇİN
Chris Martin, müziğin içinde kaybolduğu İÇİN
Steve Jobs, hayal ettiği İÇİN
Martin Luther King, seçilmiş kişi olmadığımı hatırlattığı İÇİN
Nazım Hikmet, adam gibi yaşamayı öğrettiği İÇİN
Eda, anlamadığım şeyler için sebep verdiği iÇİN
Mevlana, karşılıksız olanların değerini tekrardan hatırlattığı İÇİN
Zümran Kılıç , özgüvenin ne olduğunu öğrettiği İÇİN
Fady, dinlediği İÇİN
Mustafa Kemal, Dayattığı İÇİN
Daisy, bir çok şey İÇİN
BABAM , yaratacağım şeylere fırsat ve imkan verdiği daha önemlisi inandığı İÇİN
Teşekkür ederim.


Mevlana

- kimi benden çok seversen o’nu senden alırım.
ve ekler;
- onsuz yaşayamam deme! seni onsuz da yaşatırım!
ve mevsim geçer, gölge veren ağaçların dalları kurur.
sabır taşar.
canından saydığın yar bile bir gün el olur.
aklın şaşar, dostun düşmana dönüşür.
düşman kalkar dost olur.
öyle garip bir dünya…
olmaz dediğin ne varsa hepsi olur…
düşmem dersin, düşersin!
şaşmam dersin, şaşarsın!
en garibi de budur ya;
öldüm der durur yine de yaşarsın!”











Ya kırdığın gönlü Allah seviyorsa ? Bilemezsin, Bilseydin ödün kopardı, Dokunamazdın...!!.

MEVLANA

7 Mayıs 2012 Pazartesi






Üç günlük dünyanın, 
üçüncü gününde de beraber olabilmektir hayat, her şeye rağmen ..

2 Mayıs 2012 Çarşamba




Birgün köylüler yağmur duasına çıkmaya karar verirler.Duaya sadece bir çocuk şemsiye ile qelir..
İnancınız olmazsa çıktığınız yolun bir anlamı yoktur...





-"Neden kalbimizi dinlemek zorundayız ?" diye sordu çocuk.
-"Çünkü, kalbiniz neredeyse, hazineniz oradadır."
-"Ama kalbim tedirgin," dedi çocuk."Hayalleri var, duygusallaşıyor ve üstelik bir çöl kadınına tutuldu.Benden birşeyler istiyor, ve beni pek çok gece uykumdan ediyor, onu düşünürken."
-"Aslında bu güzel.Demek ki, kalbin hala yaşıyor.Kalbini ve dediklerini dinlemeye devam et."
-"Kalbim hainin teki," dedi çocuk simyacıya, "Devam etmemi istemiyor."
-"Bu da mantıklı.Doğal olarak korkuyor, hayalini kovalarken, kazandığın herşeyi kaybedeceksin diye."
-"E peki neden dinleyeyim o zaman kalbimi ?"
-"Çünkü başka türlü hiçbir zaman susturamayacaksın."
-"Yani haince bile olsa yine de dinlemeli miyim ?"
-"Hainlik beklenmedik bir rüzgar.Eğer kalbini iyi biliyorsan, bunu sana hiçbir zaman yapamaz.Çünkü tüm hayallerini ve isteklerini ve onlarla nasıl başa çıkacağını bilirsin."
-"Kalbim acı çekmekten korkuyor," dedi çocuk simyacıya, aysız gökyüzüne bakarken.
-"Ona de ki; acı çekmekten korkmak, acı çekmekten beterdir.Ve hiçbir kalp hayallerini aramaya çıktı diye acı çekmemiştir, çünkü arayışın her saniyesi Tanrıyla bir saniyelik karşılaşmadır, ve sonsuzlukla..